Nakşileri bitirme planı nasıl uygulandı?

Erbili Hocaefendi ve Nakşileri yok etme planı nasıl uygulandı?

Bu adamı mutlaka ortadan kaldırmalıyız!

Ali Emir Pakkan, 30 Ocak 2017

Tek parti dönemi. Daha Menemen Olayı patlak vermemiş. Emniyet Genel Müdürü Rıfat bey, yakın dostu Cemal Öğüt’ü Ankara’ya çağırır ve uyarır: “Esad Hocaefendiyi ziyaret etme! Hatta bir süre ortadan kaybol, evine gir dışarı çıkma! Esat efendi için, ’70 bin müridi var! Bu adamı mutlaka ortadan kaldırmalıyız’ diyorlar! Rıfat bey, kendisinin bitirme planlarına alet olmayacağını söylüyor dostuna! ‘Beni görevden alacaklar, yerime kendi adamlarını getirip bu işi halledecekler’ diye ekliyor!

Aynı günlerde Esat Efendi’nin İstanbul’daki evi…Mehmed Ali Efendi, babası Es‘ad-ı Erbilî Hz.lerine kaygılarını dile getiriyor:
“Babacığım! Bu havayı beğenmiyorum. Etrafımızda uğursuz gölgeler dolaşıyor. Evimiz ve sokağımız devamlı gözetim altında. Bir tedbir alalım. Mesela köşkteki kalabalığı dağıtalım. Onları memleketlerine gönderelim. Biz de göz önünden silinelim.”

Es‘ad Efendi şu karşılığı veriyor:
“Allah’ın (cc) takdiri neyse, o olacaktır. Bana öyle geliyor ki ok yaydan çıkmış ve hakkımızda karar alınmıştır. Yani tedbir zamanı geçmiştir.”

Erbili, 1847, Musul Erbil doğumludur. Nakşî icazetnamesini alır. 1875 Hac dönüşü İstanbul’a yerleşir. 1918’de Divân’ını neşreder. Halkın saydığı bir alimdir. Tek parti ve arkasındaki derin yapı bu hareketten rahatsızdır! Bitirme planları yapılır! O günün zift medyası ‘itibar suikastlerine’ başlar!

18 Temmuz 1930, Vakit Gazetesinde Esat efendi hakkında yalan ve iftiralarla dolu bir haber çıkıyor. Gazete, “Erenköy’de Bir Dedikodu: Yüzlerce müridi olan bu esrarengiz şeyh kimdir?” manşetinin altına Erbili’nin fotoğrafını koyuyor! Onun ‘İngiliz ajanı olduğunu, lüks içinde yaşadığını, pahalı hediyeler aldığını’ yazıyor!
Cumhuriyet ve Akşam gibi gazeteler de aynı iftiraları tekrarlıyorlar!

Polis, Es‘ad Efendi’yi takibe alıyor! Hatta evine bir ajan sokuluyor! Her adımı Ankara’ya rapor ediliyor! Ama bu raporların hiçbiri iftiraları doğrulamıyor…

23 Aralık 1930, Menemen hadisesi vuku buluyor. Genç yedek subay Kubilay, bir grup esrarkeş caninin kurbanı olur! Menemen olayı, Nakşilere mal ediliyor!

Emniyet müdürünün haber verdiği, uzun süredir alt yapısı hazırlanan ‘tenkil planı’ uygulamaya geçiriliyor! Fişleme listeleri raflardan iniyor! Ülkenin dört bir yanında binlerce insan gözaltına alınıyor!
Olağanüstü hal ilan ediliyor ve özel mahkeme kuruluyor! ( Bakınız; sulh ceza mahkemelerine, 15 temmuz’a, OHAL’e, fişleme dosyalarına ve tutuklamalara)

Bir sabah Erbili hazretlerinin kapısı acı acı çalar! Gelen polistir! 84 yaşında ve yürümekte zorluk çeken Es‘ad Efendi’nin ellerine kelepçe vurulur! Menemen’e götürülür! Onu hususi bir hücreye alırlar, yemeğine azar azar zehir katarlar, rahatsızlığı artar. Hastaneye kaldırılır! Sözde tedavisi sürerken (3 Mart 1936) hayatını kaybeder. Genel kanaat zehirlenerek öldürüldüğü yönündedir!

Cenazesi ailesine verilmeyerek, resmi makamlar tarafından Menemen’de defnedilir. Erbili’nin oğlu Mehmed Ali Efendi ve 29 talebesi de idam edilir.

Es‘ad Efendi Hazretlerinin diğer bir oğlu Muhammed Ali Efendi İstanbul’a gelmemiş, Erbil’de ikamet etmiştir. Orada İngilizlerin Musul’u işgali sırasında İngiliz idaresine boyun eğmemiştir. Türkleri Cemiyet-i Akvâm’a (Birleşmiş Milletler) girmeleri için teşvik etmiştir.

Erbili hazretleri, tam bir çadır tiyatrosu olan Mahkemedeki savunmasında Menemen olayları ile bir ilgisinin olmadığını söylemiş, oğlunun ülkeye hizmetini anlatmıştır. Son sözleri şöyledir: “90 yaşımdayım. 20 seneden beri kendimi ölü farz ediyorum. Türklüğe hizmetim olduğundan oğlum İngilizler tarafından Bağdat’tan nefyedildi…”

Nakşilere büyük darbe vurulurken, bütün muhalefet sindiriliyor. Serbest Fırka’nın kapatılması tartışmaları sona eriyor. Tek parti rejiminin ömrü 1946’ya kadar uzuyor!

Bir dejavu hissine kapıldınız mı?
15 Temmuz’a bir de, Menemen olayı penceresinden bakın!
Nereye gittiğimizi daha net görebilirsiniz!
Not: Menemen olayının ayrıntılarını , ‘Tek parti rejimine giden yol’ başlıklı yazımdan okuyabilirsiniz:
https://serbestgazeteci.wordpress.com/category/yakin-tarih/

Reklamlar

Yazar: serbestgazeteci

Merhaba, Mesleğe muhabir olarak başladım. Çalıştığım gazete ve dergide idari görevlerim olsa da muhabirlikten kopmadım. Şimdi hiç bir yere bağlı değilim. Siyaset ve yakın tarih ilgi alanım. Dilerim bu satırlarla, tarihe tanıklık görevimi yerine getirmiş olurum…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s